puhu
avuç içlerimize hoh der çizebilirdik meğer
hiç günahsız gökkuşağına yarım eşit yay
başı şimşekli iki damla alnı açık bir ırmak
düşebilirdik. öyle rengi çalık sus pusları
soluksuz dağ şüpheleri usacağımıza
boyayabilirdik gündüzler
her b/izi, hepsini yutuyor kapı eşikleri
boynun kısalıyor ağzımız ağına yakalanmış arı
daraldıkça daralıyor öpücükler, sesinin aralığı
düşüncesini kendine saklamasa şu heykel
şarkı söylemeyi ben buldum dese. inanacağım
yırtıcı duygu. uzak tut gaganı belleğimden
plaklar kasetler raf tozları: diller: nler rler dler
üst üste gelmiş kalpler kahve fincanları
ah! Oluveren… susturucu takılmış korku
çek çalgıcını telimden harfimden
belirtisiz nesnelerimle iyiyim
iyi bir cümleyim ben!